Aylık arşivler: Temmuz 2015

Köpek dişi

Köpek dişi, memeli oral anatomisinde incelenen uzun ve sivri diş. Fakat daha düz bir şekilde ortaya çıkabilirler. Bunun sonucu öndeki kesici dişlere benzerler. Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar. İkincil kullanımları ise saldırıya yöneliktir. Çoğunlukla bütün memelilerde en büyük dişlerdir. Çoğu memelide ikisi alt çenede ve ikisi üst çenede olmak üzere dört adet köpek dişi bulunur. Aynı çenede bulunan köpek dişlerini birbirinden, kesici dişler ayırır. Örneklerini köpeklerde ve insanlarda görebiliyoruz.
İnsanlarda bulunan dört adet köpek dişinin ikisi üst çenede (maxillary), ikisi de alt çenede bulunur (mandibular).

Detaylar

Dört adet köpek dişi vardır. İkisi üst çenede, ikisi de alt çenede bulunur. Kesici dişlerden daha uzun ve daha güçlüdürler. Kökleri daha derindedir ve bu nedenle yüzeyde belirgin şekilde görünürler. Yüzeyi geniş ve koni şeklindedir. Dudaklara bakan yüzleri tümsek şeklinde, dile bakan yüzleri oyuk ve biçimsizdir. Ucuna doğru gidildikçe sivrileşir ve diğer dişlerin seviyesinden daha öte bir seviyede biter. Kökü bir tanedir fakat kesici dişlerinkinden daha uzun ve kalındır.
İnsanlarda üstteki köpek dişleri alttakilerden daha büyük ve daha uzundur.[1]) Genellikle belirgin bir tümsek oluştururlar. Normal olarak 11 veya 12 yaşlarında çıkarlar.
Önden bakıldığında üst çenedeki köpek dişleri, merkezdeki kesici dişlerden yaklaşık 1mm daha dardır. Diğer anterior (önde bulunan) dişlerden hafif derecede daha koyu ve sarı renklidir. İç taraftan bakıldığında oldukça gelişmiş bir cinguluma sahiptir (kabarık kısım).
Alttaki köpek dişleri üsttekilerden daha önde bulunur. Böylece çene kapatıldığında, uç noktaları, üst çenedeki köpek dişleri ve kesici dişlerin arasına oturur. Genelde 9 veya 10 yaşlarında çıkarlar.
Önden bakıldığında alt çenedeki köpek dişleri, üsttekilere göre belirgin şekilde dardır. İçten bakıldığında üst çenedeki köpek dişlerine göre oldukça pürüzsüzdür. Cingulum da üst çenedeki kadar gelişmemiştir.

Cinsel Farklılık

Birçok hayvanda üst ya da alt çene fark etmeksizin erkeklerde dişilere göre daha gelişmiş olduğu görülmektedir. Dişilerde işlevini yitirip, hiç görülmediği de olur. Antilop, misk geyiği, deve, at, yaban domuzu, çeşitli maymunlar, fok balıkları ve denizaygırları örnek verilebilir.[2]

Memeli Olmayanlarda

Memeli olmayan hayvanlarda benzer işleve sahip “caniniform” olarak adlandırılan yapılar bulunur.

Resimler

Ağız

Ağız, sindirim sisteminin giriş boşluğudur. Bu boşlukta, diş arkları ve dil bulunur.

Anatomik özellikleri

Ağız boşluğunun sınırları:
Üstte: Damak (Paltum) bulunur. Palatum, iki kısımdır; Önde Sert damak (palatum durum) arkada yumuşak damak (paltum molle) bulunur. Sert damak, maksilla nın alt parçası olup ağız boşluğunu burun boşluğundan ayırır. Yumuşak damak, os palatini (palatinal kemik) tarafından oluşturulan gevşek ağız mukozasıdır. Küçük dil (uvula palatina) yumuşak damağın submandibular ve sublingual tükürük bezlerini içerir. Mandibula nın corpusu ise ağız tabanını çevreler.
Ağız Boşluğunun Bölümleri:
1-Vestibulum oris: Diş dizisi([dental ark]) ile dudaklar ya da yanaklar arasındaki bölüm.
2-Cavitas oris proprium: Asıl ağız boşluğu; önde ve yanlarda dişlerle sınırlanmış olarak Boğaz geçidine (Isthmus faucium) kadar uzanan boşluk.

Ağızın işlevleri

1-Sindirim sisteminin ilk açıklığı olup besinlerin alınarak, dişlerle mekanik, tükürükteki amilaz ile kimyasal olarak ilk sindiriminin başlatılması. Ağızda bulunan dil organı, ayrıca tükürükle ıslanarak çözünmeye başlayan gıdaların tat duyusunu alır.
2-Konuşma esnasında ses çıkartmak için akciğerlerden gelen havaya, dil dudaklar ve dişler yardımıyla son şeklini verir ve konuşma sesleri oluşur.
3-Solunum temel olarak solunum sisteminin giriş açıklığı olan burun boşluğu (cavum nasi) nun görevidir. Ancak, burun boşluğu tıkanıklıkları veya hava açlığı duyulan durumlarda ağız yardımcı bir solunum aygıtıdır.
4-Ağız ve ağzı oluşturan ya da çevreleyen yapılar yüz estetiğinin temel elemanlarıdır.
5-Ağız boşaltım sistemine de yardımcıdır.