Aylık arşivler: Nisan 2014

Kut-ül Amare Zaferinin Yıldönümü

Bugün, İngiliz kuvvetleri ile Osmanlı arasında geçen ve 29 Nisan 1916’da Osmanlı’nın kesin zaferi olarak sonuçlanan Kut-ül Amare Kuşatması’nın 98. yıldönümüdür.

1952 yılına kadar Kut Bayramı olarak kutlanan Kut-ül Amare Muharebesi, 1. Dünya Savaşı’nın en önemli muharebelerinden biri olarak biliniyor.
Osmanlı Ordusu, Kut-ül Amare muharebesi ile Çanakkale’den sonra İngiliz birliklerine karşı ikinci büyük darbeyi vurdu.

Video Haberler için tıklayın!

İNGİLİZ BİRLİKLERİ TAMAMEN ESİR ALINDI

Kut-ül Amare, Dicle Nehri kıyısında Şattülarap kanalı ile birleşen Basra Körfezi’nin kuzeyi ile Bağdat’ın güneyinde bulunan bir kasaba. Adını kasabadan alan muharebe, şehrin yakınlarında konuşlanmış İngiliz birlikleri ile müttefiklerinin kuşatılmasıyla başladı. Kasabanın Osmanlı Ordusu tarafından ele geçirilmesi ve 13 bin İngiliz askerinin tamamının esir alınmasıyla da bitti. 


NATO’YA GİRİNCE ZAFER UNUTTURULDU

Kut-ül Amare


Kut-ül Amare zaferi, Türkiye’de 1952 yılına kadar Kut Bayramı olarak kutlanmaya devam etti. Ancak Türkiye’nin NATO’ya üye olmasının ardından İngilizler, bayramın kaldırılması için baskı yaptılar. Baskılar üzerine de Türkiye, bayram kutlamasına son verdi. İngilizlerin baskısı o kadar yoğundu ki Kut-ül Amare zaferi ve Kut Bayramı’na yönelik tarihi bilgiler, okullardaki tarih kitaplarından bile silindi. Unutturulmak istendi. 


Kut-ül Amare zafer karikatürü

Kötü blog yazısı yazmak için 14 neden

Blog yazıları yeterince okunmayan birçok blog yazarı, zaman içinde büyük hevesle oluşturduğu içerik üretme takvimine uymadığı gibi blogundan da soğuyor. Bu durum  blogların ilgisiz bir şekilde internette yer işgal etmesine neden oluyor.

Peki, blog yazarları böyle durumlarda nasıl hareket etmeli? “Yazılarım okunmuyor” diye bir kenara mı çekilmeli yoksa yazılarının okunmamasının nedenlerini mi araştırmalı?

Blog yazarlığında başarı, uzun soluklu ve çaba gerektiren bir iş. Açtığınız blog ile bir anda binlerce okuyucuya ulaşmanız mümkün değil. Bu yüzden sabırlı olmalısınız. “Aylardır blog yazıyorum ama hala yazılarımı çok az kişi okuyor” diyen blog yazarlarının kaçı blog yazılarının okunmama nedenleri üzerine kafa yordu?

Başka blogları, internet sitelerini eleştirmek kolay. Çuvaldızı kendimize de batırmamız gerekiyor. Blog yazarlığı sürecinde kendimizle ilgili birtakım analizler yapmazsak nasıl başarılı olacağız?

Bir blog yazısının okunmamasının birçok nedeni olabilir. Bunlardan en temeli ise blog yazısının kötü olmasıdır.

Gözlemlerim ve tecrübelerim doğrultusunda bir blog yazısının kötü olmasının sebepleri şunlar:

-Blog yazarının kendini o gün blog yazısı yazmak için şartlamış olması

-Blog yazarının ruh halinin kaliteli içerik üretmek için uygun olmaması

-Blog yazısının acele ile yazılmış olması

-Blog yazarının yazmak istediği konuyu kafasında netleştirmemesi

-Blog yazısının orijinal olmaması

-Blog yazısının okuyucular için değil arama motorları için yazılmış olması

-Yazma sürecinde yeterli araştırma yapılmaması

-Yazmak için uygun zaman dilimine karar verilememesi

-Yazılacak konu ile ilgili farklı bakış açısının yakalanamaması

-Blog yazarının hakkında yazdığı konuyu yeterince önemsememesi

-Blog yazarının içerik takviminin olmaması

-Blog yazısının çok kısa ya da çok uzun olması

-Blog yazısının okuyucunun ilgisini çekecek şekilde servis edilmemesi (Başlık, ara başlık, anlam bütünlüğü, imla kurallarına uygunluk vb.)

-Blog yazısının görünür olmasını sağlayacak unsurların doğru kullanılmaması (Anahtar kelime, temel SEO teknikleri)

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?