Aylık arşivler: Haziran 2008

TÜRKİYE'DE GIDA MEVZUATI

TÜRKİYE’DE GIDA MEVZUATI

Türkiye’de yakın zamana kadar, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Gümrük ve Tekel Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, belediyeler ve diğer bazı kuruluşlar, gıda mevzuatı ile ilgili çalışmalarda bulunmaktaydı. Bunun yanı sıra yürürlükteki gıda mevzuatı (1593 sayılı kanunun bazı maddeleri, Gıda Maddeleri Tüzüğü ve bu konudaki Türk Standartları) gelişen teknolojiye uyum sağlayamadığından, gıda kontrol faaliyetleri arzu edilen etkinliği gösterememekteydi. Söz konusu gıda sorunlarının çözümü ve yetkilerin tek elde toplanması gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı tarafından ülkemiz gıda mevzuatının etkinliğini artırmak amacıyla GATT ve Uruguay Round sözleşmesinin Sağlık, Bitki Sağlığı konusundaki yükümlülüğünü yerine getirmek ve AB Gümrük Birliğine girilmesi nedeniyle bir çerçeve oluşturmak amacıyla, 560 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hazırlanarak, 28 Haziran 1995 tarih ve 22456 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 560 sayılı KHK ile, gıda maddelerinin taşıması gereken asgari hijyen ve kalite kriterleri, katkı maddeleri, bulaşanlar, gıda aromaları, pestisit kalıntı limitleri, ambalajlama, etiketleme işaretleme, taşınması, depolanması, numune alma ve analiz metotlarını içeren tüm gıda maddelerine uygulanabilen Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin Sağlık Bakanlığı ile Müştereken hazırlanması görevi Tarım ve Köy işleri Bakanlığına verilmiştir. Bu Yönetmelik, 16 Kasım 1997 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Gıdaların üretim ve satış yerlerini uyması gereken esasları düzenleyen yönetmelik, 10 Temmuz 1996 tarih ve 22692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine dair yönetmelik 9 Haziran 1998 tarih ve 23367 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Daha sonra bu yönetmelik, 9 Haziran 1999 tarih ve 23720 sayılı Resmi Gazetede ve 15 Kasım 2002 tarih ve 24937 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliklerle değiştirilmiştir.
27 Haziran 2004 tarih ve 25483 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair 560 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkındaki 5179 sayılı Kanun, AB sürecinde günün koşullarına uygun hale getirilmiş ve gıda konusunu tek elde toplayarak görevi Tarım ve Köy işleri Bakanlığına vermiştir. 27 Ağustos 2004 tarih ve 25566 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Gıda ve Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeleri Üreten İş Yerlerinin Çalışma İzni ve Gıda Sicili ve Üretim İzni İşlemleri ile Sorumlu Yönetici İstihdamı Hakkında Yönetmelik, Gıda ve Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeleri Üreten İş Yerlerinin Çalışma İzni ve Gıda Sicili ve Üretim İzni İşlemleri ile Sorumlu Yönetici İstihdamı Hakkında yeni düzenlemeler getirmiştir. Ayrıca, Gıda ve Gıda İle Temasta Bulunan Madde Ve Malzemelerin Piyasa Gözetimi, Kontrolü Ve Denetimi İle İşyeri Sorumluluklarına Dair Yönetmelik hazırlanarak, 30.03.2005 tarih 25771 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Yönetmeliğin amacı, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerin güvenliğinin ve kalitesinin temini için piyasa gözetimi, kontrol ve denetim hizmetleri ile işyeri sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Yönetmeliğin hükümleri ıso 22000 in getirdiği ilke ve esasları belirleyip, yürürlüğe koymuştur. Halen faaliyet gösteren iş yerleri Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde bu yönetmelik hükümlerine uyum sağlamak zorundadırlar. ISO 22000:2005 GIDA GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİNE KISA BİR BAKIŞ ISO 22000:2005 Gıda güvenliği yönetim sistemi 01-09-2005 yılında yayınlanmıştır. ISO/TC 34 Teknik Komitesinin 8. çalışma grubu tarafından hazırlanmıştır. NEDEN ISO 22000:2005? Bildiğimiz üzere dünyada gıda güvenliğine yönelik ortak bir standart yoktu. Her ülke kendi standartlarını oluşturmuş ve buna göre kontrollerini yapıyordu. Bu nedenle de ülkeler arası karışıklığa neden oluyordu. IFC (ALMAN PERAKENDİCİLER STANDARDI), BRC (İNGİLİZ PERAKENDECİLER STANDARDI) gibi ülkesel bazlı birçok standart ortaya çıktı.Birden fazla standardı uygulamak hem zaman hem de maliyet kaybını bir arada getirdi.ISO 22000 standardı bu anlamda bir bütünlük getirdi ve herkesin ortak dili konuşmasını sağladı. Ayrıca ISO 22000 sadece gıda üreticilerini için değil hem gıda tedarikçilerini hem servis sağlayıcılarını da kapsayacak şekilde hazırlandı. Gıda zincirinde “TARLADAN SOFRAYA” sloganıyla tüm aşamaları kapsayacak şekilde hazırlandı. ISO 22000 GIDA GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİNİN AMACI Gıda güvenlik yönetim sistemi için yeni olan ISO 22000 standardı gıda temini zincirinde güçsüz nokta bulunmamasını sağlamak amacıyla gerekli güvenliği amaçlar.
· Codex HACCP prensipleri ile uygunluk
· Denetlenebilir bir standart sağlamak
· ISO 9001 ve ISO 14000 arasındaki sırayı ve ilişkiyi düzenlemek
· HACCP kavramlarının uluslar arası iletişimini sağlamak, diğer amaçları arasındadır.
ISO 22000 SERTİFİKASYONUNUN FAYDALARI
Ürünlerin uluslar arası platformda daha kabul edilebilir olmasını sağlar, yakında dünya çapında bir mutabakat ile, gıda güvenlik yönetimi sistemi için genel bir standart olarak kabul edilecektir.
Firmanın ISO 22000 gereken ülkelere ihracat yapabilmesini sağlar.
Firmanın müşteri ile yaptığı sözleşmedeki gereklerini sağlayabilmesini sağlar.
Gıda zincirindeki organizasyonun üst ve alt tabakaları arasındaki iletişimi gıda güvenlik tehlikelerinin her adımında kontrol edilmesini ve bu sayede son müşteriye güvenli gıda ürününün teslimini sağlayarak genişletir.
Dünya çapındaki ürün servis ve ticari uygulamaların birbiri ile uyumlu olmasını sağlar.
Ülkemizde firmalar HACCP sistemlerini TS 13001’e göre belgelemekteydi.Ancak bu standart şu anda uygulamadan kalkmış ve yerini ISO 22000:2005 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Standardı almıştır.
ISO 22000 Standardının İngilizce metni 27.01.2006 tarihinde TS-EN-ISO 22000 standardı olarak Türk Standartları Enstitüsü tarafından yayınlanmıştır. Daha sonra TSE Teknik Kurulunca Türkçe metin kabul edilerek 24 nisan 2006 tarihinde yayınlanmış ve aynı zamanda TS 13000 HACCP Standardı yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca Tarım ve Köy işleri Bakanlığınca 5179 sayılı kanuna bağlı olarak 30.03.2005 tarih ve 25771 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “GIDA VE GIDA İLE TEMASTA BULUNAN MADDE VE MALZEMELERİN PİYASA GÖZETİMİ, KONTROLÜ VE DENETİMİ İLE İŞYERİ SORUMLULUKLARINA DAİR YÖNETMELİK” ISO 22000 Standardı ile uyumlu bir şekilde hazırlanmıştır. Böylece Tarım ve Köy işleri Bakanlığınca yapılan denetimlerde ISO 22000 e yönelik temel şartlar aranılmaktadır.
Belgelerin Geçerliliği
31 Ekim 2007 tarihinde, daha önce verilmiş olan tüm HACCP belgeleri geçersiz sayılacaktır. Başka bir deyişle 24 Nisan 2006 tarihinden sonra HACCP belgesi verilmiyor. Bu tarihten önce verilenler ise 31 Ekim 2007 tarihinde hükümsüz sayılmıştır. Bu nedenle 2007 yılı ekim ayından itibaren tüm gıda, gıda üreticileri, ve tedarikçilerinin bu Gıda Güvenliği Yönetim Sistemine geçmesi gerekmektedir. 10.06.2008.
Saygılarımla,
HAMDİ DAĞ
Sürdürülebilir ve Ekolojik Tarım Derneği
STD BAŞKANI

VIII. TARIMSAL GELİŞME

1. GENEL TARIM POLİTİKALARI
a) Mevcut Durum
1269. Tarım sektörünün 1999 yılı itibarıyla GSYİH içindeki payı yüzde 15 olmasına karşılık, tarımsal istihdamın toplam sivil istihdam içindeki payı yüzde 45,1’dir. Tarımın milli gelirdeki ağırlığı azalırken, nüfusun önemli bir kısmı hala geçimini tarımla sağlamaya devam etmektedir.
1270. 1991 Genel Tarım Sayımına göre ülkemizde 4,1 milyon tarımsal işletme bulunmaktadır. İşletmelerin yaklaşık yüzde 3,6’sı hayvancılık ve yüzde 96,4’ü bitkisel üretim ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Söz konusu işletmelerin yaklaşık yüzde 35’i 0-2 hektar, yüzde 32’si 2-5 hektar arasında, yüzde 28’i 5-20 hektar arasında ve yüzde 5’i 20 hektarın üzerinde arazi büyüklüğüne sahiptir. Ancak 0-2 hektar arasında bulunan işletmelerin işledikleri alan oranı yüzde 6, 2-5 hektar arasında yüzde 16, 5-20 hektar arasında yüzde 41 ve 20 hektar üzerinde ise yüzde 37 olarak belirlenmiştir. Ortalama işletme büyüklüğü ise yaklaşık 5,9 hektardır. Aynı sayım sonuçlarına göre; büyükbaş hayvancılık işletmelerinin yüzde 71,9’u 5 başın altında, küçükbaş hayvancılık işletmelerinin ise yüzde 31,6’sı 20 başın altında bir büyüklüğe sahiptir.
1271. Tarım sektöründe istihdam edilenlerin gelirleri diğer sektörlere nazaran düşük olup, sektör içerisinde de gruplararası gelir dağılımında büyük ölçüde farklılık mevcuttur.
1272. VII. Plan döneminde tarımsal üretimin yılda ortalama yüzde 1,8, ihracatın yüzde 4, ithalatın ise yüzde 3,9 oranında artması beklenmektedir.
1273. Uygulanan destekleme politikaları ile üretici gelirlerinde istikrar sağlanamamış, dünya fiyatları üzerindeki destekleme alım fiyatları bazı ürünlerin ekim alanlarının genişlemesine, üretim fazlası oluşmasına ve devletin fazla alım yaparak yüksek stok maliyetine katlanmasına neden olmuştur.
1274. Bu olumsuzlukları kısmen gidermek üzere, yeni bir tarımsal destekleme aracı olarak; 2000 yılında Çiftçilere Yönelik Doğrudan Gelir Desteği uygulanması yönünde bir pilot proje başlatılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre uygulama 2001 yılında ülke genelinde yaygınlaştırılacaktır.
1275. GATT Uruguay Turu Tarım Anlaşmasının ilgili hükümleri çerçevesinde ülkemiz yükümlülüklerinin yerine getirilmesine devam edilmiştir. Uruguay Turu sonrası gelişmeler de göz önüne alınarak AB ile yeni bir tercihli ticaret rejimi oluşturulmuştur.
1276. VII. Plan döneminde, 4342 sayılı Mera Kanunu çıkarılmıştır. Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu oluşturulmuştur. 4487 sayılı Kanun ile Ürün Borsalarında vadeli işlemler yapılabilmesi imkanı sağlanmıştır. Ayrıca, 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticar
etinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çıkarılmış, 4367 sayılı Kanunla sözkonusu KHK’nın bazı maddeleri değiştirilmiş ve ilgili mevzuatta düzenlemeler yapılmıştır. 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun 1 Haziran 2000 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir.
1277. Ancak VII. Plan döneminde, Tarımsal Politikalar ile ilgili Yapısal Değişim Projesi çerçevesinde öngörülen Tütün Tarımının Yeniden Düzenlenmesi, Ürün Sigortası, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Yeniden Organizasyonu Kanunları çıkarılamamıştır. Üretici Birlikleri Kanun Tasarısı son aşamaya gelmiştir.
b) Amaçlar, İlkeler ve Politikalar
1278. Kaynakların etkin kullanımı ilkesi çerçevesinde ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslararası gelişmeler boyutunu bütün olarak ele alan örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir tarım sektörünün oluşturulması temel amaçtır. Gıda güvenliği ilkesi çerçevesinde artan nüfusun dengeli ve yeterli beslenmesi esas olacaktır.
1279. Piyasa fiyat oluşumu üzerinde olumsuz etkileri olan ürün fiyatlarına devlet müdahaleleri yerine, üretimin piyasa koşullarında talebe uygun olarak yönlendirilmesini sağlayacak politika araçları devreye sokularak, üretici gelir düzeyinin yükseltilmesi ve istikrarı esas alınacaktır. Üretim maliyetlerini azaltıcı ve teknolojik gelişimi hızlandırıcı tedbirler uygulamaya konulacaktır.
1280. Tarım politikalarının esasları; Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşmasının öngördüğü yükümlülükler ile AB’ye tam üyelik sürecine girerken AT Ortak Tarım Politikasında ve uluslararası ticaretteki gelişmeler çerçevesinde belirlenecektir.
1281. İnsan kaynakları başta olmak üzere üretim faktörlerinin daha etkin kullanılması, verimliliğin artırılması, tarımla ilgili kuruluşlarda kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kurumsal hizmet akışında gözlenen sorunların giderilmesi, sektör içi kaynak dağılımında etkinlik ve rasyonel kullanımın sağlanması, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi, tarımsal işletmelerin rekabet güçlerinin artırılması ve pazarlama ağlarının geliştirilmesine ağırlık verilecektir.
1282. Çiftçi Kayıt Sistemi, Tapu-Kadastro Sistemi, Coğrafi Bilgi Sistemi ve Çiftlik Muhasebe Veri Ağının geliştirilmesi sağlanacaktır. Tarımsal veri tabanını kullanan Tarım Bilgi Sistemi kurulacaktır.
1283. Üreticiyi ve üretim düzeyini risklere karşı korumak amacıyla Risk Yönetimi araçları geliştirilecektir. Bu çerçevede; tarım ürünlerine yönelik sigorta sistemi, vadeli işlemler borsası, sözleşmeli tarım ve stok yönetimi araçlarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve etkin şekilde uygulamaya konulması sağlanacaktır.
1284. Tarımsal gelişmede bölgesel nitelikli programların önemi nedeniyle Tarımda Sorunlu ve Öncelikli Üretim Alanlarının tespit çalışmaları çerçevesinde bölgesel özel programlar geliştirilecektir.
1285. Tarım sektörü ile ilgili her türlü konuda, her aşamada ve düzeyde katılımcı proje planlaması ve yönetimi esas alınacaktır.
1286. Üreticilerin katılımını ve sorumluluğunu esas alan ve doğrudan üreticilere finansman sağlayan kırsal kalkınma projelerinin oluşturulmasına ve uygulanmasına başlanacaktır.
1287. Kırsal alanda tarımdışı sektörlere destek verilmesi ve kırsal sanayinin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Tarımdan çekilecek nüfusa yeni istihdam imkanları yaratacak projeler geliştirilecektir.
1288. Tarımsal araştırma kurumları etkili bir yapıya kavuşturulacak, çeşitli kurum, kuruluş ve üniversiteler tarafından yapılan araştırma faaliyetlerinde koordinasyon sağlanacaktır.
1289. Tarımsal araştırma önceliklerinin belirlenmesinde üretici talepleri dikkate alınacak ve uygulamaya yönelik araştırma projelerinin geliştirilmesi ve uygulanmasında üreticilerin katılımı ve katkısı esas alınacaktır.
1290. Tarım-sanayi entegrasyonunun geliştirilmesi, işleme sanayiinin rekabet edebilirliğini artırıcı nitelikte uygun ve kaliteli hammaddenin temini ile tarımsal sanayiye dönük sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması sağlanacaktır.
1291. Toprak Mahsulleri Ofisi, ÇAYKUR ve Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. işlevlerini etkin olarak yerine getirmeleri amacıyla yeniden yapılandırılacaktır. Gerekli altyapı oluşturulduktan ve düzenlemeler yapıldıktan sonra, özel sektör ve üretici örgütlerindeki gelişmelere bağlı olarak, söz konusu kurumların faaliyet alanlarının sınırlandırılması ve piyasada gerekli hallerde müdahale görevi üstlenmesi sağlanacaktır.
1292. Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda özerkleştirilmesi sağlanırken, söz konusu kurumların yeniden yapılandırılması durumunda sürdürülebilirliği sağlayıcı gerekli önlem ve politikalar uygulamaya konulacaktır.
1293. Kamu tarafından yapılmakta olan bir kısım görevler üretici organizasyonlarına devredilecektir.
1294. Doğal kaynak kullanımında havza bazında katılımcı proje planlaması ve yönetimi benimsenecektir. Doğal kaynakların sürdürülebilir biçimde kullanılması, gen kaynaklarının korunması ve saklanması sisteminin kurulması sağlanacaktır.
1295. Tarımsal politikalar doğrultusunda dengeli ve çevreyle uyumlu tarımsal kalkınmanın sağlanmasına yönelik olarak tarımsal altyapı yatırımlarının her aşamasında yatırımdan faydalananların her türlü katılımı sağlanacak, mevcut altyapının etkin kullanımı ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesinde kaynakların rasyonel kullanımı temin edilecektir.
1296. Detaylı toprak etüdlerinin ve toprak haritalarının yapılması ile toprakların kullanım ve korunmasına ilişkin bir kanunun çıkarılması, kadastro çalışmalarının tamamlanması ve toprak veri tabanının oluşturulması sağlanarak Arazi Kullanım Planı hazırlanacaktır.
1297. Bölünemeyecek en küçük parsel anlamında optimum işletme büyüklükleri bölgelere göre tespit edilecek, belirlenecek ekonomik işletme büyüklüklerine bağlı özendirici tedbirler geliştirilecektir.
1298. Hayvansal ürünler üretimi geliştirilecek, toplumun hayvansal protein bakımından dengeli ve yeterli beslenebilmesini sağlamak amacıyla hayvan ıslahı, hayvan hastalık ve zararlılarıyla mücadele ile kaliteli kesif yem ve yem bitkileri üretiminin artırılmasına, meraların ıslahına ve yayım hizmetlerine ağırlık verilecektir.
1299. Su ürünlerinde sürdürülebilir üretimin artırılması amacıyla; doğal kaynakların rasyonel kullanımı sağlanacak, yetiştiricilik ve açık deniz balıkçılığı geliştirilecek, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine önem verilecek ve kamuda etkin kurumsal bir yapının oluşturulması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
1300. Ormanlar; toplumun ormancılık sektörü ürün ve hizmetlerine olan gereksinimlerini, sürdürülebilir ormancılık, biyolojik çeşitlilik ile yaban hayatını koruma ve çok yönlü yararlanma ilkeleri doğrultusunda ekonomik, sosyal, çevresel ve ergonomik kriterler çerçevesinde yönetilecek, işletilecek ve korunacaktır.
1301. Ülkemizde ormansızlaşma, çölleşme, toprak erozyonu, sel, heyelan ve çığ gibi afetleri önlemek amacıyla, ağaçlandırma, erozyon kontrolu, mera ıslahı ve sosyal ormancılık faaliyetleri geliştirilecek, gerçek ve tüzel kişilerin orman yetiştirme etkinlikleri desteklenecektir.
c) Hukuki ve Kurumsal Düzenlemeler
1302. Tarım sektörü ile ilgili konuları bir bütünlük içinde ele alan Çerçeve Tarım Kanunu çıkarılacaktır.
1303. Ziraat Odalarının etkin olarak faaliyetlerini sürdürmeleri ve geliştirilmeleri yönünde düzenlemeler yapılacaktır.
1304. Kamudan bağımsız bir yapıda üreticilere üretimden pazarlamaya kadar olan safhalarda hizmet vermek üzere kar amacı gütmeyen organizasyonlar oluşturmaya yönelik bir Üretici Birlikleri Kanunu çıkarılacaktır. Örgütlü çiftçi kesiminin desteklenmesi ve bu yönde teşvik önlemlerinin uygulamaya geçirilmesi sağlanacaktır. Söz konusu örgütlerde denetimin özerkleştirilmesi yönünde düzenlemeler yapılacaktır.
1305. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile tarımsal nitelikli Kamu İktisadi Teşebbüsleri yeniden yapılandırılacaktır.
1306. Tarımsal Ürün Sigortaları Kanununun ve buna ilişkin eylem planının hazırlanmasına ilişkin çalışmalar tamamlanacaktır.
1307. Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu, özel sektör kuruluşları ile çiftçi örgütleri temsilcilerini yeterince kapsamadığından, yeni üyelerin katılımıyla genişletilecektir.
Kaynak:
….. © DPT.YBM, 28.2.2003
VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı (kalkınma planları)